Soyut

Ben bu hayatın tuttuğu tüm zarları fark ettim. Ve onlar sonuca inandığımı sandılar. Ben koşarken, onlar yürüyemecek kadar güçsüz olduğumu düşündüler. Onlar durup geride kalışımı görmeyi beklerken ben onların önündeydim, bunu görmeyecek kadar kördüler.Biliyormusun bu adımlarımı daha hızlandırdı. Fark etmediler.
Kimse hiçbirşey bilmiyor hakkımda. Bildikleri benim anlattıklarım, bildiklerini sandıkları onların aptallıkları. Bazı zamanlar yaralarıma nokta atışı yapanlar oldu. İnkar edemem. Fakat kanı nasıl durduracağını bilirsen yaraların seni öldürecek kadar güçlü olmayabilir. Kimsenin itmesine fırsat vermeyip kendi dizimi kanattığım da olmuştur.Acıyla bağışıklık kazanırsan, yara bantlarına gerek kalmaz.Bunu biliyorum. İnandığım herşeyi damarlarımın uçlarına tıkadım. Bütün yıldızlar üstüme yağsa da ellerimi kafamın üstüne tutmam.
Durduğum yer iki ayağımın kapladığı alandan fazla değil, bunu hissediyorum
Nefesimi,ciğerlerime doldurduğumdan daha keskin hissediyorum. Geceyi, gözümün gördüğünden daha karanlık. Ellerimin damarlarını parmağımla takip ediyorum çıkış yolu yok.

-Antaresnora

Reklamlar

Antares N.

Ruhu paslanmış ressam gibi hissediyorum bu saatlerde, ellerim titriyor, beynim karma karışık. Nasıl anlatılır? Düşündüğüm yerden kopuyor aklım. Sabit bir yalnızlığın gölgesinde nefes alıyorum. Engel olamıyorum, durduramıyorum. Parmaklarımı saçlarımın arasından geçiriyorum yokluğunu fark ediyorum.Her şey bir hiçden doğar ve hiç, her şeye değer. Öncesi beyaz, sonrası siyah bu hayatın. Ben griyim. Herhangi bir saatte herhangi bir kitabın başında ölebilirim. Cesetimden beni teşhis edemezsiniz, otopside çıkmaz ölüm nedeni. Arkamdan bir şiir okursunuz, sonrası flu. Ölmüş olurum hepsi bu. Bizim gibiler yarımken tam yaşamaya mecburdur daima. Diğerlerinin arasında onlar gibi durur, perdeleri çekip ışıkları kapadığında kendine döner, duvarda ki gölgelerden yüzünü tanır. Aynalarda kör kalırız.
Ruhunu kaybetmiş bir ressam karmaşası var içimde. Çizdiklerim başkasının, ellerim başkasının. Sabah yüzümü yıkarken aynada ki ben değilim, yemin ederim ben değilim!
Yüzümü avuç içime alıyorum , kirpiklerim dökülüyor. Aynı kelimeleden başka şiirler yazıyorum. Bazen elime bir bardak su alıp, bir bardak suya ne kadar bakılabilirse o kadar bakıyorum. Dediğim gibi, kafamın içinde henüz çözemediğim bir düğüm var. Ve ellerim yalnızca onu daha sıkılaştırır.
Ben Antaresnora kelimelerin boğazını sıkar ölümünden zevk alırım.
Yada bir kaşık su da kendimi ararım, bulamam ayrı mevzu.
Bir kaşık su da bulunacak gibi değilim. Denizlere dökülecek kadar çürüğüm
Adımların yarım kalır ben ikişer sayarım.
Kendini gövdesinden küçük görenlere gülerim, büyük görenlere söverim.
Ağzım bozuk değildir ben söverken teşekkür de ederler.
Çelme atarım önce kendim düşerim, bunu da severim.
Ben Antaresnora ellerim dikenlidir daima, güle feda..

                                                                                                               -Antares Nora
Web sitenizi WordPress.com' da kurun
Başla